Eğitimde Metaverse'e İhtiyacımız Var Mı?

Metaverse kavramı günümüzde oldukça popülerleşen ve aynı zamanda kimi zaman sanal gerçeklik ile karıştırılarak tam olarak anlaşılamayan bir kavram oldu. Metaverse ile sanal gerçeklik arasındaki farkın bilincinde olmak ve Metaverse’ün en önemli özelliklerinden olan “etkileşim” kavramını unutmamak gerek. Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçekliğin eğitime olan etkilerini görebilme şansını elde ettik, peki Metaverse’ün eğitime olan etkileri ne olacak? Eleştirel bir bakış açısı; Metaverse’te eğitime ya da eğitimde Metaverse’e ihtiyacımız olacak mı?

Öncelikle sanal gerçekliğin ve artırılmış gerçekliğin eğitime olan etkilerinden örnekler vererek kısaca bahsedelim ki Metaverse ile aralarındaki farkı eğitim açısından daha rahat görebilelim.

Eğitimde artırılmış gerçekliğe bir örnek; tıp dersinde artırılmış gerçeklik tişörtü kullanılabilir ve öğrenciler insan vücudunu anatomi laboratuvarı gibi inceleyebilir. Eğitimde artırılmış gerçekliğe başka bir örnek; öğrenciler, astronomi dersinde gezegenleri masanın üstündeymiş gibi görüp detaylıca inceleyebilir. Eğitimde sanal gerçekliğe bir örnek; sanal gerçeklik sayesinde istenen özelliklerde bir öğrenme ortamı oluşturulabilir öğrenciler bu ortama sanal gerçeklik gözlüğü ile katılabilir. Eğitimde sanal gerçekliğe başka bir örnek; gerçekte yapılması tehlikeli olan kimya deneylerini bile öğrenciler sanal gerçeklik sayesinde deneyimleyebilir.

Metaverse, eğitimde sanal gerçekliğin ve artırılmış gerçekliğin sunabildiği olanaklara ek olarak ne sunabilecek?

Metaverse’ün sağlayacağı en önemli yarar “etkileşim” olacak. Eğitimde sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik örneklerinde gördüğümüz gibi öğrenci sadece ortamla etkileşime girebiliyordu. Metaverse ise bize kullanıcılar arası iletişimi hatta ortamlar arası iletişimi sunabiliyor. Yani bu, farklı ülkelerde bile olsalar, öğrencilerin birlikte deney yapabilmeleri, deney hakkındaki yorumlarını birbirleriyle paylaşabilmeleri, deney sonrası grupça uzaya gidip gezegenleri inceleyebilmeleri, yorumlarını birbirleriyle paylaşabilmeleri ve bu olanların hepsini aynı Metaverse’te yaşayabilmeleri anlamına geliyor. Sadece sanal gerçeklik gözlüğü değil aynı zamanda vücudumuzun belirli yerlerine hissedebilmemizi sağlayacak iletim araçları koyduğumuzu düşünelim; başka birinin omzumuza dokunması ile o dokunulma hissini ve aynı zamanda farklı yüzeylere karşı farklı dokunma hislerini yaşayabiliriz.

Üniversitelerin de içerisinde olduğunu varsayarak; eş zamanlı uzaktan işlenen derslerde mekândan bağımsız bir şekilde öğretmen ve öğrencilerin sanal gerçeklik gözlüklerini takıp “Metaverse” içerisinde oluşturulmuş bir sınıfta bir araya geldiklerini, birbirlerini üç boyutlu olarak görebildiklerini, birbirleriyle iletişim kurabildikleri ve ayrıca dersten sonra öğretmenin aynı Metaverse içerisinde farklı bir derse girdiğini, öğrencilerin ise yine aynı Metaverse içerisinde farklı bir üniversiteden bir derse girdiğini düşünebiliriz. Aynı zamanda öğrencilerin istediği zaman örneğin kimya laboratuvarında istediği denemeleri yapabildiğini düşünebiliriz, başka bir öğrenci dilerse deney yapan öğrenciyi izleyebilir, deney yapan öğrenciyle iletişime geçmeyi isteyebilir.

Okul seçimi yapmak isteyen bir öğrenci ve bir veli farklı okulların da dahil olduğu Metaverse içerisinde okulları gezebilir, sorumlu kişilerle öğrenci veya veli iletişime geçebilir, istedikleri yerden öğrenme ortamını deneyimleme şansı elde edebilirler. Örneğin öğrenci ve veli YÖM İzmir kampüsünün doğayla iç içe olmasını okulun içindeymişçesine deneyimleyebilir.

Metaverse içerisinde eğitim ile ilgili ürünlerin de satıldığı bir alışveriş merkezi düşünelim; bu alışveriş merkezinde örneğin LEGOnimbus ofisine uğrayan bir okul yöneticisi öğrencilerine uygun ürünleri inceleyebilir, diğer ürünlerle karşılaştırabilir, deneyimleyebilir ve sorularını ilgili kişiyle iletişime geçerek sorabilir. Yine aynı alışveriş merkezinde örneğin LEGOnimbus Akademi ofisine uğrayan bir öğrenci kendine uygun dil okulu programını inceleyebilir, diğer ürünlerle karşılaştırabilir ve yine aynı ortamdayken satın alma işlemini yapabilir.

Metaverse’ün eğitime katacağı en önemli etken “etkileşimin zenginliği” olarak gözükmektedir.

İhtiyacımız Var Mı?

Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik teknolojileri bize hangi durumlarda yetersiz gelecek de biz Metaverse’ü arar durumda olacağız? Eğitim açısından Metaverse’e gerçekten ihtiyacımız olacak mı? 

Yüz yüze eğitim içerisinde Metaverse’e ihtiyaç duyulmadan sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin yeterli olacağını söylemek mümkün. Uzaktan eğitim alanında ise etkileşim zenginliği açısından baktığımızda öğrenme yaşantısını bir ileri seviyeye taşımak için Metaverse’e ihtiyaç duyabiliriz. 

Tartışmaya açık, tartıştıkça gelişen bir konu. Metaverse ve eğitim, öğretim teknolojileri alanındaki Medya/Yöntem tartışmasına farklı bir açı da kazandıracaktır.